Şu an durduğunuz yer, Beşiktaş Çarşı’dan Abbasağa’ya çıkan Maşuklar Yokuşu — cumbalı eski evlerin arasından Boğaz’ın beklenmedik bir anda açıldığı noktalardan biri. Çatı hizasının altından Kız Kulesi, açık havada ufuk çizgisine doğru Topkapı Sarayı ve Ayasofya siluetleri görüş alanınıza girer. Burası düzenlenmiş bir seyir terası değil; mahallenin gündelik dokusuna gömülü, adı “âşık olunanlar” anlamına gelen bir bakış eksenidir. Bu yokuş, göründüğünden çok daha katmanlı bir hafızanın üzerinde yükselir. İsmini taşıyan Abbasağa semti, 17. yüzyılda sarayın Darüssaade Ağası Abbas Ağa’nın yaptırdığı cami ve çevresinde biçimlenmiştir. Abbasağa sırtları, Osmanlı döneminde Müslüman, Rum ve Ermeni cemaatlerinin bir arada yaşadığı çok kültürlü bir dokuya sahipti. Yokuşun sonundaki Abbasağa Parkı ise 17. yüzyıldan beri var olan eski Abbasağa Mezarlığı’nın ve ona komşu bir gayrimüslim mezarlığının bulunduğu alanda yer alır. Buradaki manzara, kentin turistik hatlarının dışında kalır. Bir mahallenin şehre nereden baktığını, hangi katmanların üzerine kurulduğunu gösterir ve tam da bu nedenle korunmaya değerdir.